Petrol piyasasında üretim halen kısıtlı. Basra Körfezi’nden petrol taşıyan tankerlerin yolculuğu uzun sürdüğü için, savaşın etkileri küresel rafinerilere şimdi yansımaya başladı. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve taşımacılığın başlaması halinde bile, oluşan arz açığının kısa sürede giderilemeyeceğini belirtiyor. ABD Enerji Bakanlığı verilerine göre, 2026 sonuna dek küresel petrol tedariğinde sıkıntının sürmesi muhtemel.
Ancak asıl kaygı doğalgazda. Katar’ın sıvılaştırılmış doğalgaz üretiminin ciddi oranda zarar görmesi, mevcut küresel gaz talebini karşılamayı neredeyse imkansız hale getirdi. Katar’dan çıkan LNG’nin deniz yoluyla başka bir rotaya kaydırılamaması, arz sıkıntısını derinleştiriyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, “Gaz endüstrisinin genel itibarı zarar gördü. Sıvılaştırılmış doğalgaz, güvenilir, uygun fiyatlı ve esnek bir seçenek olarak konumlandırılmıştı. Ama önce 2022’de Rus gazı, şimdi de Katar gazı krizi oldu” sözleriyle tablonun ciddiyetine dikkat çekti.
Savaş sırasında zarar gören onlarca petrol ve gaz tesisi ise, enerji üretiminin toparlanmasını daha da geciktiriyor. Katar’daki Ras Laffan kompleksinde dünyanın en büyük LNG tesislerinden birinin önemli kısmının devre dışı kalması, sadece onarım gerektirmiyor; aynı zamanda sürecin yıllar alacağı yorumlarını beraberinde getiriyor. Bu süreçte BAE, Kuveyt ve Irak gibi bölge ülkelerinde de benzer altyapı kayıpları yaşanmış durumda.
Savaşın ekonomik etkileri burada bitmiyor. Eskiden bölge ülkeleri üretim kapasitelerini artırmak için yatırım planlarken, şimdi kaynaklarını tahrip olan altyapıyı tamire ve savunmaya harcıyorlar. Tüketici ülkelerin ise artan enerji faturalarına ek olarak, alternatif kaynaklara yatırım yapma zorunluluğu ortaya çıkıyor. Bu gelişmeler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların uzamasına zemin hazırlıyor.
Batılı ülkelerin stratejik petrol rezervlerinden piyasaya ham petrol vererek açığı telafi etme girişimleri de ancak kısa süreli bir çözüm sağlıyor. Stratejik rezervlerin yeniden doldurulması ihtiyacı ise ilerleyen aylarda fiyatlar üzerinde baskı oluşturacak.
Jeopolitik risklerin devam etmesi, enerji tedarik güzergahındaki belirsizlikler ve maliyetlerdeki artış, enerji krizinin kalıcı olacağının göstergesi. IEA Başkanı Fatih Birol’un uyarısı özetle şöyle: “Tarihin en büyük enerji krizine giriyoruz.”
Haber Kaynağı : 12punto

